mutlu asist sözlük

Adi anahtar:

Aynı anda çalıştıran (yakan) veya durduran (söndüren) anahtar.

Akım:

Hava, su gibi akışkanların ya da elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı.

Akım Devresi:

Kaynak ile tüketim aracı arasındaki kapalı akım yolu.

Akım Yoğunluğu:

İletkenin birim kesitinden geçen akım şiddeti.

Almaç:

Elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz

Alternatif Akım:

Zamana bağlı olarak yönü ve şiddeti değişen akım.

Alternatör:

Alternatif akım enerjisi üreten kaynak.

Amper:

Akım şiddeti birimidir.

Ampermetre:

Elektrik devrelerinde akım ölçen ölçü aleti.

Anahtar:

Devrede akım yolunu açıp kapamaya yarayan devre elemanı.

Ana Kolon:

İşletmeye ait besleme noktasından (ana buat) tüketicinin ilk dağıtım noktasına (ana tablo, sa yaç) kadar olan besleme hattı.

Armatür:

Bir aydınlatma aracının tümü

Aydınlık Ölçer:

Aydınlık ölçmeye yarayan alet, lüksmetre.

Balast:

Flüoresan, cıva ve sodyum buharlı lâmba dev relerinde kullanılan eleman.

Batarya:

Birden fazla pilin bir kap içinde seri veya paralel bağlanması ile elde edilen pil grubu.

Bergman Boru:

Elektrik tesislerinin yapımında kullanılan bir boru çeşidi.

Buat:

Elektrik tesislerinde iletkenleri (kablo uçlarını) birbirine bağlamak veya daha fazla kollara ayır mak için kullanılan araç, kutu.

Buşon:

Sigortanın bir elemanı. Devreye seri olarak bağlanır. Üzerinde yazılı akım değerinden faz lası (2-5 katı) geçtiğinde devreyi açan eleman.

Buton:

Elektrik devresinde, devreyi açıp kapamaya yarayan araçlardır

Cam:

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim.

Cıva buharlı lâmba:

İçerisinde cıva, cıva buharı, asal gaz ve elektrot ları bulunan, ışık akışı fazla olan bir lâmba gru budur.

Cos metre çalışma noktası:

Alternatif akım devrelerinde akım ile gerilim arasındaki açıyı ölçmeye yarayan ölçü aleti.

Çalışma Noktası:

Transistorlu yükselteç devrelerinde beyz akımına göre değişen ve transistorun çalışma değerlerini tespit eden nokta.

Çekirdek:

Transformatörün nüvesi.

Damar:

Kablonun yalıtılmakta olan her iletkenidir.

Dekoratif aydınlatma:

Görülmesi istenen cisimleri bütün ayrıntıları ile göstermek değil, daha çok estetik etkiler uyandıran aydınlatma.

Dış aydınlatma:

Açık yerlerin aydınlatılmasıdır. Yol, spor alanlan, gar vb. yerlerin aydınlatılması

Direk:

Hava hattı iletkenlerinin taşınmasında kullanılan gereçlerdir

Dielektrik:

Yalıtkan, elektrik akımını geçirmeyen Direnç : Bir nesnenin elektrik akımına karşı durma özelliği mukavemet, rezistans.

Direkt aydınlatma:

Aydınlatma aracının, ışığı direkt olarak çalışma yüzeyine yönlendirmiş halidir. Lâmba ile çalışma yüzeyi arasında bir gereç bulunmamaktadır.

Dirsek:

Boruların doğrultu değiştirdiği yerlerde kullanılan eğri ek parçasıdır.

Doğal aydınlatma:

Doğal ışığın en uygun şekilde dağıtılmasıdır.

Duy:

İçine vidalanan veya takılan lâmba başlığı aracılığı ile elektrik lâmbasının besleme devresine bağlanmasını sağlayan araç.

Elektrik devresi:

Elektrik akımının geçtiği yol.

Elektrolit:

Elektrik akımının geçtiği asitli sıvı.

Elektromıknatıs:

Bobinin üzerinden geçen elektrik akımı etkisiyle mıknatıslık özelliği kazanması.

Endirekt aydınlatma:

Aydınlatma aracı, ışığının tamamını tavana yönlendirmesidir

Enerji:

İş yapabilme kabiliyeti.

Etkinlik faktörü:

Birim güce düşen ışık akışıdır.

Faz farkı:

Akım ve gerilim eğrilerinin başlangıç noktaları arasındaki açı.

Faz iletkeni:

Akım kaynaklarını tüketicilere bağlayan fakat orta noktadan ya da yıldız noktasından çıkmayan iletkenler.

Flâman:

Elektrik lâmbalarında akım geçtiğinde akkor duruma gelen ince iletken tel.

Floresan lamba:

İçindeki seyreltilmiş gazdan oluşan elektrik boşalması sonunda yayılan ışınımların etkisiyle çeperleri flüorışıl durumuna gelen cam tüp.

Frekans:

Birim zamandaki titreşim sayısı.

Gerilim:

Üretecin iki kutbu arasındaki potansiyel farkı.

Gerilim düşümü:

Bir elektrik devresinde kullanılan iletkenlerin (kabloların) dirençleri ve geçen akımdan dolayı oluşan değer.

Gölge:

Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık.

Güç:

Birim zamanda yapılan iş.

Güç faktörü:

Etkin gücün, görünen güce oranıdır.

Güç kaybı:

Isı şeklinde ortaya çıkan, kaybolan enerji.

Haddelemek:

Bir metali iki silindir arasında geçirip inceltmek.

Havya:

Lehim yapmaya yarayan araç.

Hata akımı:

Bir yalıtkan hatası sonucunda geçen akım.

Hata gerilimi:

Aygıtların gövdeleri arasında ya da bu gövdelerle referans toprağı arasında hata durumunda oluşan gerilim.

Hata akımı koruma bağlaması:

Gerilim altında olmayan iletken tesis bölümleri üzerinde ya da topraktan anahtarın anma hata akımını aşan bir hata akımının geçmesi durumunda bir hata koruma anahtarının elektrik devresini kendiliğinden açtığı bir bağlantı biçimidir.

Hata gerilimi bağlaması:

Gerilim altında olmayan iletken tesis bölümleri ile bir yardımcı topraklayıcı arasında yüksek bir dokunma geriliminin oluşması durumunda bir hata gerilim koruma anahtarının elektrik devresini kendiliğinden açtığı bir bağlantı biçimidir.

Hat teması:

Kısa devre olayının geçtiği akım devresi üzerinde faydalı bir direnç bulunursa bu olay hat temasıdır.

Hoparlör:

Uçlarına uygulanan elektrik enerjisini ses enerjisine dönüştüren eleman.

Işık akışı:

Kaynaktan yayılan ve gözün değerlendirebildiği ışınımdır.

Işık şiddeti dağılım eğrisi:

Bir aydınlatma armatürünün ışık şiddeti vektörlerinin uzaysal dağılımının, armatürden geçen bir düzlem üzerindeki iz düşümlerinin uç noktalarının oluşturduğu eğri.

Işıksal etkinlik faktörü:

Bir ışık kaynağının, ışık akışının (Lm) harcadığı güce (W) oranıdır, iç aydınlatma armatürleri : İç aydınlatmada kullanılan evrelerinde kullanılan aygıtlardır.

İç aydınlatma:

Kapalı yerlerin aydınlatılmasıdır,

İletim:

Elektrik akımının geçmesi İletken :Elektrik enerjisini iletmeye yarayan bir veya birden çok telden oluşan ve yalıtılmamış tel veya tel demetidir.

Kablo:

Elektrik enerjisini ileten, iki elektrik cihazını birbirine elektriksel olarak bağlayan, elektriksel olarak yalıtkan bir veya birden fazla damardan oluşan malzemedir.

Kaçak akım:

Gerilim altında bulunmayan iletken bölümler, akım sisteminin orta noktasına doğrudan doğruya topraklanmış ya da toprağa iletken olarak bağlı ise, gerilim altında olan tesis bölümlerinden bu bölümlere yalıtkan madde üzerinden işletme gereği geçen akımdır.

Kapı kilidi:

Evlerde, apartmanlarda bir butona basmak suretiyle kapının açılmasına yarayan cihaz Kısa devre : Akımın almaca uğramadan devresini tamamladığı durum,

Koaksiyel kablo:

Özel yapıya sahip anten veya mikrofon kablosu

Kolon hattı:

Tüketiciye ait ilk dağıtım noktası ile öteki dağıtım noktaları arasındaki ya da tablolar arasındaki hatlar.

Kondansatör:

Elektrik yükünü depo eden eleman.

Kontaktör:

Elektrik devrelerini elektro manyetik olarak çalıştıran şalterler.

Lamba:

Elektrik akımıyla içindeki teller akkor duruma geçerek ışık veren gereç.

Lastik yalıtkan:

Sentetik veya doğal kauçuğa veya bunların karışımına bazı katkı maddeleri katılması ile elde edilen hamurun vulkanize edilmiş durumu.

Linye hattı:

Dağıtım tablosunun son aydınlatma aygıtı (armatürü) ya da prizin bağlandığı kutuya (buat) kadar olan hat.

Lüks:

Işık şiddeti 1 mum olan ışık kaynağının kendinden 1 m uzaklıkta olan 1 m2 yüzeyli alandaki aydınlık değeri.

Lümen:

Bir metre yarıçaplı bir kürenin merkezindeki bir mum şiddetindeki ışık kaynağnın bir m2 alana düşürdüğü ışık akısı.

Maxwell:

Manyetik akı birimi.

Meger:

Yalıtkan direncini ölçen alet.

Merdiven otomatiği:

Apartmanlarda merdivenlerin aydınlatılması için yapılan tesislerde kullanılır. Merdiven aydınlatma lambalarının belirli bir süre için ışık vermesini sağlar.

Multimetre:

Akım, gerilim, direnç, ısı ve frekans değerlerini ölçme yeteneğine sahip ölçü aleti.

Moment:

Döndürme kuvveti.

muf (düz ek):

Boruyu boruya veya boruyu parçaya bağlayan parçadır.  

N tipi kablo:

Sabit tesislerde, normal ve hafif işletme şartlarda çalışan elektrik tesislerinde kullanılan kablo.

Neon lamba:

İçinde neon gazı bulunan deşarj lâmbası.

Normal duy:

E-27 olarak adlandırılır. 110-220 V gerilimlerde kullanılan akkor flamanlı lambaları (güçleri 15 W – 150 W arasında besleme devrelerine bağlamak için kullanılan bir gereç.

Nötr iletkeni:

Üç fazlı bir sistemin yıldız noktasından çıkan iletken.

Numaratör tesisatı:

Çağırma yeri birden çok olan yerlerde, çağırılan bireyin çağrının nereden yapıldığını bilmesi için yapılan tesisat.

Orta iletken:

Çok fazlı bir sistemin, örneğin üç fazlı bir sistemin orta noktasından çıkan iletken Ölçme : Bir büyüklüğün sayısal değerini saptama.

Ölçü:

Bir niceliği o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme.

Özel kablo:

Yangın, seslendirme, sinyal kumanda vb. özel şartlarda kullanılmak için yapılmış kablo çeşidi.

Paratoner:

Yıldırımdan korunma aygıtı.

Park ve bahçe armatörü:

Park ve bahçe aydınlatılmasında kullanılan doğa koşullarına dayanıklı armatür.

Parıltı:

Işık kaynağının veya aydınlatılmış alanın parlaklığı, beynin algıladığı parlaklık ölçüsü.

Peşel boru:

Çelik saçtan oluşan, içi yalıtkansız boru.

Plastik boru:

Sert termoplastken oluşan boru.

Potansiyel:

Elektrik seviyesi.

Potansiyometre:

Değeri ayarlanabilen direnç.

Priz:

Elektrik tesisi iletkenleri ile bükülgen kablonun iletkenlerini uygun bir fiş aracılığı ile doğrudan doğruya veya dolaylı olarak birleştirmeyi sağlayan araç.

Projektör:

Işıldak, iç ve dış aydınlatmada kullanılan içerisine halojen, akkor flamanlı ve yüksek basınçlı lâmbalar takılabilen armatür.

PVC:

Poly Vinyl Chlorid ısıtılarak şekillendirilebilen ve zamanla ilk sertliği değişmeyen, katkılı veya katkısız polimer madde.

Ray klemens:

Elektrik tesislerinde kablo uçlarının bir-birine bağlantısını sağlayan klemens çeşidi.

Reaktif sayaç:

Bir alternatif akım devresinde tüketilen reaktif gücün belirlenmesi ve bedelinin ödenmesi amacıyla kullanılan bir elektrik ölçü aleti.

Refkontak:

Işıklı çağırma tesislerinde kullanılan bir eleman.

Röle:

Elektromanyetik anahtar

Paratoner:

Yıldırımdan korunma aygıtı.

Sayaç:

Elektrik tesislerinde enerji tüketimini ölçmek için kullanılan bir elektrik ölçü aleti.

Starter:

Fluoresan lâmba devrelerinde kullanılan bir eleman.

Sıfırlama:

Bir yalıtım hatasında elektrik devresinin aşırı akım koruma aygıtları ile açılmasını sağlamak için, gerilim altında olmayan iletken tesis bölümlerinin sıfır iletkenine ya da buna iletken olarak bağlanmış olan bir koruma iletkenine aynı biçimde bağlanmasıdır.

Sıfır iletkeni:

Doğrudan doğruya topraklanmış bir iletken olup genellikle sıfırlamada koruma iletkeni olarak kullanılabilen orta iletken.

Sıva altı anahtar:

Kumanda durumu nasıl olursa olsun gövdesi duvara gömülmüş kasa içerisinde kapağı da sıva üstünde olan anahtar.

Sıva üstü dağıtım tablosu:

Sıva üstüne, tekniğine göre monte edilen tablo.

Sigorta:

Besleme hatlarını fazla yüklere ve kısa devre akımlarına, elektrikle çalışan alıcıları ve bunları kullanan kişileri, çeşitli kazaların etkilerine karşı güvenliklerini sağlamaya yarayan gereç.

Sorti hattı:

Linye hattı ile aydınlatma aygıtı veya priz arasındaki bağlantı hattıdır.

Stroboskopik olay:

Floresan lâmba ile yapılan aydınlatma tesislerinde ışıksal görüntü yanılmaları.  

Şalter:

Bir elektrik devresini açmaya ve kapamaya yarayan, elle veya otomatik olarak kumanda edilen eleman.

Şebeke:

Akım kaynağından tüketim araçlarının bağlantı ucuna kadar olan hava hatları ve kabloların tümü.

Termik manyetik şalter:

Üzerinde termik ve manyetik koruyucu elemanları bulunan şalter.

Topraklayıcı:

Toprağa gömülü ve onunla iletken bir bağlantısı olan iletken parçalar.

Topraklama iletkeni:

Topraklanacak bir tesis bölümünü topraklayıcıya bağlayan toprağın dışında ya da yalıtılmış olarak toprağın içinden çekilmiş bir iletkendir.

Toprağa karşı gerilim:

Orta noktası ya da yıldız noktası topraklanmış olan şebekelerde bir faz iletkeninin bu noktaya karşı gerilimi.

Topraklama tesisi:

Birbirlerine iletken olarak bağlanan topraklayıcılara topraklama iletkenleri ve varsa topraklama haralarının tümü U Üreteç : Değişik enerji türlerini elektrik enerjisine dönüştüren araç.

Vaviyen anahtar:

Bir lâmbayı ve lâmba grubunu iki ayn yerden veya aynı yerden, aynı anda çalıştıran veya durduran anahtar.

Vidalı duy:

Lâmbanın takıldığı kısmına lâmba başlığı ölçüsünde diş açılmış olan lâmbaların takıldığı duy.

Volt:

Gerilim birimi.

Voltmetre:

Gerilim ölçen ölçü aleti.

Y kabloları:

Ağır işletme koşullarına dayanıldı sabit tesislerde kullanılan kablo.

Yalıtkan:

Elektrik akımını iletmeyen madde.

Yalıtkan kılıf:

İletkeni yalıtan ilk kılıf. Damar iletkenini yalıtan ilk kılıf.

Yalıtma:

Toprakla temasta bulunan iletken bölümlere ya da üzerinde durulan yere karşı yüksek dokunma gerilimlerinin etkisinde kalmayı önleme Yapı bağlantı hattı : Dağıtım şebekesi ile yapı giriş hattı arasındaki bağlantı hattı.

Yapı bağlantı kutusu:

Yapıların elektrik tesisini şebekeye bağlayan, sigortaların tesis edilmesini ve aynı zamanda genel elektrik şebekesinden tüketim tesisine elektrik enerjisi verilmesini sağlayan bir sistem.

Yapı elektrik tesisleri:

Ev, iş yeri,büro vb. yerlerde yapılan ve toprağa karşı gerilimi 250 V a kadar olan elektrik kuvvetli akım tesisleri

Zayıf akım tesisleri:

Normal durumlarda, insan ve eşyalar için tehlikeli olan akımların meydana gelmediği tesislerdir.

Zırh:

Kabloyu mekanik etkilerden koruyan yuvarlak tel veya yassı metal şeritlerden yapılmış örgü.

Zil:

Zayıf akım tesislerinde kullanılan mekanik veya elektronik olarak ses çıkaran bir elemandır W

Watt:

Güç birimi.

Wattmetre:

Güç ölçen ölçü aleti.

Watt Saat:

Bir watt’ın bir saat boyunca çalışmasına eşit olan is birimidir.

Hizmetlerimize göt attınız mı?

mutluasist.com
tesisatexpress.com

sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük sözlük

sözlük

By Admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLETİŞİME GEÇİN
  • İLETİŞİM FORMU
    İLETİŞİM FORMU